Suriye'deki dramı resmettiler

- Savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan bir grup Suriyeli sanatçı, İzmir'de açılan sergide ülkelerinde yaşadıkları acıyı, zulmü ve savaşın karanlık yüzünü yansıttıkları eserlerini sergiledi - Rakkalı heykeltraş Nasser: - "DAEŞ yüzlerce yıllık heykelleri yok ediyor, sanatçıları öldürüyor. Onlar çıktığı anda, yarım saat içinde Rakka'ya, çok özlediğim vatanıma geri döneceğim. Avrupa ülkeleri beni davet etti ama gitmedim, burada ülkeme yakın olmak istedim"

Suriye'deki dramı resmettiler

İZMİR (AA) - İzmir'de açılan bir sergide, Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan ressam ve heykeltraşların, acıyı yansıttıkları eserleri sergileniyor.

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği ve Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi iş birliğiyle Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Sanat Sınır Tanımaz" isimli resim ve heykel sergisi, ülkelerinde önemli sanat eserlerine imza attıktan sonra savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen sanatçıların acılarına ve umutlarına ev sahipliği yaptı.

Karanlığın ortasındaki bir çocuğun çığlığını, ülkesindeki gençleri savaşta kaybetmiş bir ozanın kanlı sazını, küçük bir kızın oyuncak bebeğinin gözlerini elleriyle kapatışını anlatan resimlerin yanı sıra Suriyeli sanatçıların Türk tarihinden etkilenerek yaptığı Kanuni Sultan Süleyman büstü ve semazen resmi de sergide yer aldı.

Suriyeli sanatçılar Ayman Nasser, Abudayem Hamide, Imadudin Muhamed, Ruzgar Mustefa, Nesrin Mustefa ve Sozdar Sido, bir gün yine ülkelerinde sanat yapabilme umudunu, sığındıkları Türkiye'de resim ve heykelleriyle dile getirdi.

- Avrupa davetini kabul etmedi

Suriye'deki iç savaş öncesi Rakka kentinde yaşayan ve üniversitede sanat eğitimi veren ressam ve heykeltraş Ayman Nasser, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkesinde 10 kişisel sergi açtığını, dünyanın birçok yerine de eserlerini gönderdiğini kaydetti.

İç savaş başlayana kadar yüzlerce öğrenciye sanat eğitimi verdiğini ifade eden Nasser, Rakka'daki terör olayları ile hayatlarının değiştiğini anlattı.

Bölgede yaşayanların huzurunun kalmadığını, sanat yapma olanağının hiç bulunmadığını belirten Nasser, "DAEŞ yüzlerce yıllık heykelleri yok ediyor, sanatçıları öldürüyor. Onlar çıktığı anda yarım saat içinde Rakka'ya, çok özlediğim vatanıma geri döneceğim. Avrupa ülkeleri beni davet etti ama gitmedim burada ülkeme yakın olmak istedim." dedi.

Şimdi Şanlıurfa'da yaşadığını, vatan hasreti çektiğini, resim ve heykel yapmayı sürdürdüğünü anlatan Nasser, şöyle devam etti:

"Orada her şey yasaklandı. Resim de heykel de yazı da yasak. Yapanları cezalandırıyorlar, kafasını kesiyorlar. Bir sanatçının heykel yaptığını tespit ederlerse yaşatmazlar. Ben o yüzden kaçmak zorunda kaldım. Dünya mirası eserlerin yok edilmesi de çok üzücü. Büyük eserleri yakıp yıktılar, yok ettiler."

Türk tarihinden çok etkilendiğini, büyük komutanların, sanatçıların ve yöneticilerin hayatını kitaplardan öğrendiğini de ifade eden Nasser, Kanuni Sultan Süleyman'ın büstünü, Mimar Sinan'ın resmini yaptığını, bir semazeni de resmettiğini sözlerine ekledi.

- Acıların ortasında bir çocuk

Suriye'de 5 kişisel sergi açan Halepli Nesrin Mustefa da çocukluğundan bu yana resim yaptığını, özellikle de çocukları resmetmeyi sevdiğini, bu nedenle Halep'te resim eğitimi alarak 5 kişisel sergi açtığını söyledi.

Ülkesindeki iç savaş nedeniyle büyük acılar yaşadığını, zulüm gördüğünü ve Türkiye'ye sığındığını anlatan Mustefa, "Resimlerimde bir çocuk var. Savaşın ortasında. Kalbimle nasıl görüyorsam savaşı ve çocuğu da öyle çizdim."

Acılarla dolu geçmişi ve geleceğe dair umutları en iyi sanatın ve sanatçının anlattığına inandığını dile getiren Mustefa, savaşın en çok çocukları yaraladığını, Suriye'deki çocukların kendilerini çok yalnız ve çaresiz hissettiğini vurguladı.

Anahtar Kelimeler:
DAEŞSanatSavaşSergiSuriye
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.