Özdağ; "Türkiye'nin yıkıcı değil yol gösterici muhalefete ihtiyacı var"

Eleştiri olmadan siyasetin olmayacağını kaydeden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ yapılan eleştirilerin ayağının yere değmesi gerektiğini kaydederek, "Güçlü muhalefet, güçlü iktidar, güçlü iktidar da güçlü Türkiye demektir. Bu nedenle muhalefet her şeyi eleştireceğim, saldırgan bir tutum sergilemeliyim mantığıyla değil, devletimiz ve milletimizden yana yol gösterici bir üslupla siyasetini ve gündeme getirmelidir. Bu gerçekleştiği taktirde kazanan Türkiye olacaktır" dedi.

Özdağ; "Türkiye'nin yıkıcı değil yol gösterici muhalefete ihtiyacı var"

Güçlü ülke Türkiye hedefinde çalışmalarını yoğun ve gayretli bir şekilde sürdürdüklerini kaydeden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ siyaset etiği ve muhalif eleştirilerle ilgili değerlendirmede bulundu. Eleştirilerin yol gösterici olduğu taktirde faydası olacağını belirten Özdağ, “Aşağılamak, tahkir etmek, küçük düşürmek için yapılan eleştiri fayda getirmeyeceği gibi muhatabında etki de bırakmaz. Her şeyi eleştirmek, hiç bir şeyi beğenmemek, doğru yanlış ayırımı yapmadan tenkit etmek de bir eleştiri biçimi değildir. Eleştiri yanlışa yönelirse eleştiri, doğruyu tenkide yönelirse hastalıktır. Yazık ki ülkemizde siyaseti bu şekilde yapanlar var; iyiyi de kötüyü de yerin dibine batırarak bir yere gidilmez. Nitekim, muhalefet gidemiyor da. Köprü istemeyen, havaalanı istemeyen bir muhalefetten ne olur?” ifadesinde bulundu.

HAKKA, HAKİKATE RİAYET EDİLMELİ

Eleştiri olmadan siyasetin de olmayacağını belirten Özdağ, “Güçlü muhalefet, güçlü iktidar, güçlü iktidar da güçlü Türkiye demektir. Bu nedenle muhalefet her şeyi eleştireceğim, saldırgan bir tutum sergilemeliyim mantığıyla değil, devletimiz ve milletimizden yana yol gösterici bir üslupla siyasetini ve gündeme getirmelidir. Bu gerçekleştiği taktirde kazanan Türkiye olacaktır. Bazen olayların yoğunluğu arasında göremediklerinizi eleştiri yoluyla görür, olaylara başkalarının gözüyle de bakmayı öğrenirsiniz. Ama eleştiren hakka, hakikate riayet eder, vicdanı ile hareket ederse. Yalanın, iftiranın üzerine kurulu bir eleştiri eleştiri değil karalamadır. Bizde eleştirinin hoş karşılanmamasının, bazen bir kişilik sorunu haline getirilmesinin sebebi budur. Kişileri hedef alırsanız bir yanlışı düzeltmek yerine yeni yanlışlara neden olmuş olursunuz” diye konuştu.

SİYASETÇİ SADECE HAKTAN VE SANDIKTAN KORKMALI

Siyasetçilerin ve iktidarların Hak’tan ve halktan, sandıktan korkması, başka hiçbir şeyden korkmaması gerektiğini kaydeden Özdağ, “Milletimiz büyük işler başaran Menderes’i 1950’den sonra 1954, 1957 seçimlerinde bir kez daha Başbakanlığa taşıdı. Maalesef darbe oldu Türkiye’de. Menderes Cezaevine, siyasi yol arkadaşı olan Milletvekilleri de Kayseri’ye ve diğer yerlere sürgüne gönderildiler. Üç dönem Başbakanlık yapmış olan Menderes’i bir er tokatladı ve ayıplı muameleler yaptılar kendisine. Aynısını Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yapmak istediler ama başaramadılar. AK Parti iktidarı 14 yıldır hem darbe girişimleri, Gezi olayları ve diğer kirli oyunlara başarıyla karşı koydu hem de Barajlar, duble yollar, Üniversiteler ve diğer AK icraatlarla Türkiye’yi bölgesel ve küresel olarak güçlü ülke yaptı. Yani hem şeytan taşladı hem de ibadet etti.” dedi.

AK Parti’nin kurulduğunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ‘Muhtar bile olamaz’ denildiğini hatırlatan Özdağ sözlerine şöyle devam etti:

“2001 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir parti kurarak, ‘Yeter söz milletin!’ dedi. Bir gazete manşet atarak, ‘Muhtar dahi olamaz’ dedi. Atatürk döneminde yazılan bir şiiri okuduğu için hapse atıldı. Vesayetçi yapı Türkiye’yi zindana çevirmek istedi. Her şeye rağmen Sayın Erdoğan yoluna devam etmek istiyor, ‘Yoluna devam edemezsin, yasaklısın’ gerekçesi gösteriyorlardı. O dönem CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal kaldırdı yasağını. Yasağı kaldırırken de ‘Bu adamın yasağı devam ederse kahraman olur. Zaten başarısız olur, kaldıralım yasağını’ dedi. Arkasından Sayın Erdoğan liderliğinde AK Parti millet iradesiyle seçim üzerine seçim kazandı. Ardından önümüze Cumhurbaşkanlığı dayatması yaptılar.

Malatya’da ki Üniversite Rektörü, Sayın Gül’e, Sayın Erdoğan’a kafa tutuyor ve kendilerine, ‘Size Cumhurbaşkanım, Başbakanım’ demeyeceğim diyordu. Bunları söyleyen evet bir Üniversite Rektörüydü. O Rektör sandıktan, millet iradesinden kendisini üstün görüyordu. Ama hiçbir şey sandıktan, millet iradesinden büyük değildir. Bu arada darbe girişimleri yaşandı. Menderes’e yaptıklarını aynen Sayın Erdoğan’a da yapmak istediler ama başaramadılar. 2007, 2009 seçimlerini 2010 Referandumunu kazandık. 2011, 2014, seçimlerini kazandık. 2015’te yapılan 7 Haziran Genel Seçimlerinde birinci parti olmamıza rağmen tek başımıza iktidar olamadık. Milletimiz tekrar sandığı gösterdi ve 2015 1 Kasım’da gerçekleşen Genel Seçimlerde tek başımıza yine iktidar olduk. AK Parti 14 yıllık iktidarı boyunca bir yandan şeytan taşladı bir yandan ibadet etti. IMF’nin borçlarını ödedik, 23,5 Milyar Dolar. Vatandaşlarımız şayet parası yoksa AK Parti iktidarlarından önce hastanelerde muayene dahi olamıyordu. Rehin kalıyordu. Şimdi vatandaşlarımız istediği hastanelere gidiyor, muayene olabiliyorlar. Bir taraftan duble yollar, her geçen gün yeni Üniversiteler, Organize Sanayiler, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Bunlar yetmez silahımızı, tankımızı, uçağımızı, atak helikopterimizi, arabamızı, cep telefonumuzu biz yapacağız’ dedi. Bu AK Parti iktidarı döneminde Türkiye’nin nerelerden nerelere geldiğini gösteriyor. Siyaseti köylünün, çiftçinin, işçinin çocuğu yapmazsa, Demirel, Menderes, Özal, Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç yapmazsa askerler mi yapacak?”

 
Anahtar Kelimeler:
Selçuk Özdağ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.